|
Meclis önünde nükleer anlaşmayı protesto eden aktivistlere polis saldırdı |
|
Salı, 06 Temmuz 2010 07:38 |
|
Türkiye'nin dört bir yanından gelen eylemciler, 170.000 nükleer karşıtının imzaları bulunan kutularla birlikte, meclisin giriş kapısında milletvekillerini nükleer anlaşmaya hayır demeye çağırdı. Ankara'da meclis önünde başlayan oturma eylemimize polis vahşice saldırdı. 50 aktivist yerlerde sürüklenerek gözaltına alındı.
|
|
Son Güncelleme: Salı, 06 Temmuz 2010 08:10 |
|
Devamını oku...
|
|
|
İşte,Türkiye-Rusya nükleer anlaşmasının içeriği |
|
Salı, 22 Haziran 2010 13:48 |
|
İşte,Türkiye-Rusya nükleer anlaşmasının içeriği
12 Mayıs 2005 tarihinde Türkiye, Rusya arasında imzalanan “ Akkuyu sahasında bir nükleer güç santralının tesisine ve işletmesine dair işbirliği anlaşması”nın içeriği bugüne kadar hükümet tarafından bir sır gibi saklanmaktaydı. Anlaşmanın içeriği hakkında ne kamuoyunun ne de milletvekillerinin bilgisi bulunmaktaydı. Sır gibi saklanan anlaşma metnini nükleer karşıtları ele geçirdi. Bugün Greenpeace, Yeşiller Partisi ve Küresel Eylem Grubu olarak düzenlediğimiz basın toplantısında da tüm kamuoyuna ve milletvekillerine, şartnamesiz, ihalesiz, yasasız düzenlenen anlaşmanın içeriğini duyurduk.
|
|
Son Güncelleme: Salı, 22 Haziran 2010 14:10 |
|
Devamını oku...
|
|
Perşembe, 27 Mayıs 2010 11:14 |
|
NÜKLEER SANTRALA HAYIR!İMZA KAMPANYASI
Nükleer enerji radyoaktif atıklar ve Çernobil gibi felaketler demektir. Nükleer enerji bilinen en kirletici ve en tehlikeli enerji üretim biçimidir. Hem ekonomik, hem de çevresel ve sosyal maliyetleriyle en pahalı enerji üretim tesisleri olan nükleer santralların dünyadaki sayısı hızla azalmakta, öncelik enerjinin verimli kullanımına ve yenilenebilir kaynaklara verilmektedir.
Türkiye ise bugün hükümetin Rusya'yla kapalı kapılar arkasında imzalayıp hızla TBMM'den geçirmek istediği ikili nükleer anlaşmayla sonu belli olmayan bir nükleer maceraya sürüklenmektedir. Bu anlaşmayla aynı zamanda kuşaklar boyunca sürecek milyarlarca dolarlık bir mali yükün altına sokuluyoruz.
Biz aşağıda imzası olanlar, hem insani, ekolojik ve vicdani nedenlerle, hem de bilimsel gerekçelerle nerede ve ne zaman olursa olsun nükleer santral yapımına karşı olduğumuz ve Çernobil'in sorumlusu olan Rusya'ya yaptırılmak istenen Mersin-Akkuyu nükleer santralını durdurmak için bütün güzümüzle mücadele edeceğimizi duyuruyoruz.
Bütün milletvekillerini de bu kirli anlaşmaya hayır demeye çağırıyoruz.
Yukarıdaki imza metnine katılmak isterseniz www.nukleeristemiyoruz.org tıklamanız yeterli olacak. "
"Nükleer Santrala Karşı Acil Eylem Çağrısı"nın katılımcısı olan Greenpeace daha önce başlattığı imza kampanasını tüm katılımcı kurum ve bireylere açmıştır.
|
|
Son Güncelleme: Perşembe, 27 Mayıs 2010 11:52 |
|
NÜKLEER SANTRALA KARŞI ACİL EYLEM ÇAĞRISI |
|
Salı, 25 Mayıs 2010 22:12 |
|
NÜKLEER SANTRALA KARŞI AYAKTAYIZ!
Rusya'yla kapalı kapılar arkasında imzalanıp hızla TBMM'den geçirilmek istenen ikili nükleer anlaşmaya karşı ACİL EYLEM ÇAĞRISI...
Türkiye'nin sonu belli olmayan bir nükleer maceraya sürüklenmemesi için tüm yurttaşları nükleer santrala karşı ayağa kalkmaya çağırıyoruz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni de Rusya'nın Türkiye'de nükleer santral kurmasını sağlamak için yapılan devletler arası anlaşmayı durdurmak için göreve davet ediyoruz.
Hükümet Akkuyu'da yapılacak olan ve 4800 MW gücünde dört nükleer reaktörden oluşan Türkiye'nin ilk nükleer santralı için Rusya ile devletler arası bir anlaşma imzaladı.
Bu anlaşmayla sermayesinin tamamı Rusya'ya ait olan bir şirket tarafından 20 milyar dolara yapılacağı açıklanan Akkuyu nükleer santralı 7 yıl içinde bitirilecek.
Anlaşmaya göre Rusya bu santralda ürettiği elektriği 15 yıllık alım garantisiyle 12,35 cent sabit fiyattan Türkiye'ye satacak.
Türkiye'de nükleer santrala karşı mücadele 35 yıldır devam ediyor.
Hükümetin 2004 yılından bu yana süren nükleer yapma çabaları daha önce açılan ihaleye bir Rus şirketi dışında hiçbir firmanın teklif vermemesiyle ve nükleer santral yasasının Danıştay tarafından iptal edilmesiyle başarısız olmuştu.
Hükümet şimdi bütün bu engelleri aşmak için yasasız, ihalesiz ve şartnamesiz bir şekilde, şeffaf olmayan bir süreçle hazırlanmış ikili bir anlaşmayla ve enerji alanında yapılacak yatırımlarda uyulması gereken bütün kuralları çiğneyerek, halkın karşı çıktığı bu nükleer santral yatırımını Rusya'ya veriyor.
Türkiye'nin bu kadar gözü kara bir şekilde ve üstelikj Çernobil'in sorumlusu olan Rus nükleer teknolojisiyle bir nükleer maceraya sürüklenmesi kabul edilemez.
|
|
Son Güncelleme: Perşembe, 27 Mayıs 2010 11:23 |
|
Devamını oku...
|
|
Salı, 30 Mart 2010 14:32 |
|
İklim değişikliğini hızlandıran, insan sağlığını ve doğayı tehdit eden enerjileri
NÜKLEERE, HES'LERE, KÖMÜRE KARŞI 25 NİSAN KADIKÖY MİTİNGİNE
“NÜKLEER İS-TE-Mİ-YO-RUZ”, “ BAŞKA BİR ENERJİ MÜMKÜN” KEG pankartının arkasında, saat 12:00’de Tepe Nautilus’un önünde buluşuyoruz.

Kömürlü termik santrallere, Akkuyu'da ve Sinop'ta nükleere hayır demek için, Karadeniz'in, Ege'nin ve Akdeniz'in derelerini kurutan, vadilerini yok eden HES'leri durdurmak için, Munzur'da, Hasankeyf'te ve Allianoi'de doğayı ve tarihi sular altında bırakan barajlara karşı çıkmak için, Doğayı ve yaşamı yok eden enerji yatırımlarına ve diğer projelere karşı sesimizi yükseltmek için, Çernobil nükleer felaketinin 24. yılında doğayı ve yaşamı tehdit eden enerji üretim biçimlerine karşı sesimizi yükseltiyor ve 25 Nisan günü Kadıköy meydanında toplanıyoruz.
Tarihin en büyük nükleer santral kazası olan Çernobil felaketinin, başta Karadeniz kıyıları olmak üzere bütün Türkiye'yi radyasyon yağmuruyla kirletmesinin üzerinden 24 yıl geçti. Zamanın nükleer enerji savunucuları hiçbir önlem almadıkları gibi halka yalan söylediler, radyasyonlu çayları insanlara içirdiler, radyasyonlu fındıkları bedava dağıttılar. Bugün özellikle Karadeniz'in her evinde, insanlar yakınlarını kanserden kaybediyorlar.
|
|
Son Güncelleme: Salı, 25 Mayıs 2010 21:50 |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |